GEZİ REHBERİ
Gökçeada'ya deniz yoluyla
geldiğinizde Kuzulimanı'na ulaşırsınız.
Bu liman ulaşım amacı yanında deniz turizmi için
de kullanılmaktadır. Kuzulimanı, şehir merkezine 7 km. uzaklıktadır.
Buradaki karayolun arkasındaki ağaçlıkların içinde olan şelale harika bir
yerdir.
Kuzey kesiminde Kaleköy karşımıza çıkar.
(Merkeze 4 km.) Keleköy Yukarı ve Aşağı diye ikiye ayrılır.
Aşağı Kaleköy gece yaşamı ile ünlüdür. Burada barlar, restaurantlar, oteller,
pansiyonlar, çay bahçeleri ve gezi kordonu bulunmaktadır.
Aşağı Kaleköy aynı zamanda bir balıkçı barınağıdır ve her an taze balık da
bulunabilir. Yukarı Kaleköy ise eski bir Rum köyüdür. Cenevizlilere ait bir kale
kalıntıları, tarihi bir kilise ve bir çok manastır bulunmakta ve tarihi geçmişi
görülmeye değerdir. Kaleköy' e varmadan karşımıza iki tane köy
çıkar; Eski Bademli ve Yeni Bademli...
Eski
Bademli yine eski bir Rum köyüdür ve ilginç mimarisi ile
gezilmeye değer bir yerdir. Buradaki çeşme görülmeye değer, aynı
yerde iki ayrı su akmaktadır.
Kilisenin yanındaki eski köy okulunun bahçesinden Semadirek Adası'na
gün batımında bakmak insana eşsiz bir haz verir. Yeni Bademli ise tam bir
pansiyonlar köyüdür. Her türlü ihtiyacınıza cevap verecek konaklama yerleri
mevcuttur. Doğal yollarla üretilen her türlü meyve ve sebzede Yeni Bademli
Köyü'nde bulunmaktadır. Merkez ile her an ulaşım vardır.
Keleköy'den, Kuzulimanı sahil kesimine bir patika
yolla yaya olarak ulaşmak, sizlere unutulmaz bir haz verecektir.
Buradan geçerken Yıldızkoy, Mavikoy ve Yelkenkaya'yı görebilirsiniz.
Yüksek tepelerden Saroz Körfezi, tüm güzelliği ile karşımıza
çıkar. 
Kuzulimanı'na varmadan bir balık çiftliği ile de
karşılaşırsınız. Bu çiftlikten sonrada Kaşkaval'da Peynir
Kayalıkları adı verilen deniz dalgalarının biçimlendirdiği, ilginç bir kaya
yapısını görebilirsiniz. Fotoğraflar bölümünden burayı
inceleyebilirsiniz. Ayrıca size bir sürprizimiz daha
var; bu sahil kesimi Türkiye'nin ilk ve
dünyanın en güzel Sualtı
Milli Parkı'nı oluşturmaktadır. Gökçeada Sualtı Milli Parkı,
balık çeşitliliği açısından Dünya'nın en iyi yeridir. Bu bölgede çok değişik
balık çeşitleri yanında Akdeniz Fokları da yaşamaktadır. Bu park da çok miktarda
sualtı (sıcak ve soğuk) kaynak suyu çıkmaktadır ve sayısı bilinmeyen sualtı
mağaraları bulunmaktadır. 
Adanın güney kısımlarına doğru yol aldığımızda, burada yerleşim yeri olarak sadece bir iskan köyü olan Eşelek karşımıza çıkar. (Merkezden 10 km.) Buraya varmadan bir baraj gölüyle karşılaşırız. Eşelek'i geçtiğimizde de uçsuz bucaksız koylarla karlılaşırız ve bu koylar sahil ve deniz temizliliğinde Türkiye'nin en iyisidir ve mavi bayrak almaya adaydırlar. Aydıncık (Kefaloz), Güzelcekoy, Kokina vb. Aydıncık göletinin sağ tarafına düşen vadi (Raksodos Vadisi) bir doğa harikasıdır ve manzarası harikadır. Güzelcekoy Çanakkale Boğazına bakar ve güneşin doğuşu burada en iyi şekilde izlenebilir.
Kefaloz ve Güzelcekoy mevki I. Dünya Savaşı'nda İngilizlerin
deniz ve kara üssü idi. Türk gemileri burada bulunan donanmayı doğal limanda
demirliyken batırdı. Bu zamandan kalma batıklara su üstünden de, su altından
ulaşabilirsiniz. Ayrıca burada içme suyu için İngilizler bir baraj inşa
etmişlerdi.
Aydıncık'da (Kefaloz) yine Tuz Gölüne
girerek çamur banyosu yapıp cildinizi güzelleştirebilirsiniz. Eklem, romatizmal,
cilt ve börek rahatsızlıklarınıza deva bulabilirsiniz.![]()
Ada'nın batısına yol alınca 3 km. uzaklıktaki Zeytinliköy'e ulaşırız. Burası
eski Rum köyüdür. Burada kilise gezilmeye değerdir ve dibek kahveleri meşhurdur.
Buradan bir dibek kahvesi içmeden Ada'dan gidilmez.
Burayı geçince, baraj gölüyle karşılaşırız, (4 Km.) burası Gökçeada'nın içme ve kullanma suyunu karşılar. Bu göleti altından kaynayan sular besler. Bu baraj gölünde 40 kg. mı geçen Aynalı Sazanlar yaşamaktadır.
Baraj göletinin üst tarafında yine bir eski Rum köyü olan
Tepeköy'le (13 Km.) karşılaşıyoruz. Burada tarihi çınar bulunmakta ve
güzel bir mesire yeri oluşturmaktadır. Tepeköy'den içerlere
doğru gidildikçe, su değirmenlerini, tepe yamaçlarında sayısı belli
olmayan rüzgar değirmenlerini görebilirsiniz. Buranın kilisesi ve mezarlığı
görülmeye değer yerlerdir.
Batıya doğru devam ettikçe, eski bir Rum köyü olan, Dereköy (18 Km.) ile karşılaşıyoruz. Buranın tarihi evleri de görülmeye değer. Burası bir zamanlar Türkiye'nin en büyük köyü olma özelliğine sahipti. Bir hatırlatmada yapalım gerçekten doğal kaynak suyu içmek istiyorsanız buraya uğramadan geçmeyiniz. Dereköy'de tarihi bir çamaşırhane de bulunmaktadır.
Dereköy'den ileride iskan köyleri olan Şirinköy ve Uğurluköy'le (28 Km.)
karşılaşıyoruz . Uğurlu'nun plajları deniz turizmi açısından önemli
bir öneme sahiptir. Burada da Ada'nın önemli konaklama yerleri
mevcuttur. Burası aynı zamanda Türkiye'nin en batısındaki yerleşim yeridir.
Türkiye'de güneş en son burada batar. Güneşin batışını izlemek burada ayrı bir
keyif verir.
Ada'yı gezerken her yol kenarında kaynak sularıyla
karşılaşırsınız. Buraların çoğunda mesire yerleri de
bulunmaktadır. Bazılarında yaklaşık 500-700 yıllık ulu çınarlar bulunmakta
ve bunların altında da mutlaka doğal kaynak suları çıkmaktadır.
Kış aylarında Marmaros'ta (25 Km.) çağlayanı gezebilirsiniz. Yaz aylarında su seviyesi düştüğü için asıl güzelliği kışın ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Marmaros'da çam ormanlarıyla sahil içiçedir. Buradan batıya doğru sahil kesiminden yol aldığımızda Gizli Liman'a ulaşırız. Burası herhalde Dünyanın el değmemiş tek kumsalıdır. Yaklaşık 750 mt. lik sahil şeridinde hiç bir yapı yoktur, tamamen bakirdir.
Gökçeada avcılık bakımından da zengindir. Av sezonlarında Türkiye'nin önde gelen avcılarıyla birlikte ava çıkabilirsiniz. Ada'da yoğun olarak, keklik, tavşan, bıldırcın, sığırcık, yaban ördek, kaz bulunmaktadır.
Gökçeada'yı bir motor kiralayarak denizden de mutlaka gezmelisiniz. Birbirinden ilginç el değmemiş koyları ancak bu şekilde görebilir ve faydalanabilirsiniz.
Yaz
aylarında Ada'da yaşayan ve dışarıdan gelen Rumlar'ın özel gecelerine tanık
olabilirsiniz. Düzenlenen festivallere de katılabilirsiniz.
Yaz aylarında Aydıncık'taki tuz gölünde Flamingolar konaklar. Bu vakitlerde bir çok araştırmacı ve fotoğrafçı Ada'yı ziyarete gelir. İlginç ve insandan ürkmeyen yapılarıyla görülmeye değerdirler.